, KAYIP ŞEHİRLER - Blogcu




30/10/2009 - sessizlikte Kendime itiraflarım

Kategori: Yazılarım


Bir kız tanımıştım,büyümeye dünden hevesli,hayatı mahcup gözlerle izleyen, o  izledikçe dünyayı güneş ışıklarını kısıyordu,bir şehre iki ışık fazla geliyordu…biz hayatı birlikte öğrenecektik,hayat ise kaynağı olmayan kitap,yaşadıkça öğrenirsin,düş dükçe tanırsın kendini,aşk denilen bilmeceyi…aslında hiç kimse yanlış olanı sevmez hayatta,yola çıktıktan sonra yanlışın,yanlış olduğunu anlar,sevenin kurban seçildiği masallarda,aşklarımız kan uykusundadır,sevmek için sıradadır insan ,güven ise dönüşü olmayan yoldadır…biz ne zaman büyüdükte bizimle birlikte büyüdü yalanlarımız…düşünmemeliyim ne kaybettiklerimi nede kanayan yanımı,düşündükçe kanar acıyan yaram,canım ise acıyan yanımdadır…

 

Anlayarak yaşlanıyorum,her anladığımda bir hatanın esiri oluyorum,anladım ki gökkuşağına küsmemeli insan,sonra hayatta renksiz kalabiliyor…seni sonsuza kadar sevebilirdim,sen benim için avuçlarında yalanlar yetiştirdin,bitmek için değil,sonsuz olmak için kurulmuştu tüm düşler,düşler gibi,ömrüm gibi yitik ve yalnızız şimdi,sen köşende elleri yüzene kapanıp bekleyen bir kadınsın,ellerin ellerimde değil yüzünde yaşlanacak şimdi…

 

Bütün yanlışlıklarımızdan yine bir aşk doğacak kadar seni seviyorum,tek bir söz duymak istiyorsun belkide,yenilginin siyahında zafer çığlığı atma isteği sendeki,unutma en büyük aşklar gurur adına katlediliyor,oysa tüm düşlerimin zehri alınmıştı ve biz şehrimizin en güzel masalıyla aynı yaştaydık…

 

Ne rüzgara karşı yürümek yordu beni,nede aşka küs yaşamak,sadece sensizlikti belki…sanırım ben ağlıyorum,göz yaşlarım hiç bu kadar ıslak olmamıştı,sen hiç bu kadar uzaklaşmamıştın…her şey bitti,yağmurun bulutuna dönmesi gibi,her şey zor olsa da başladığı noktaya geri dönüyor,üzerimden mor bulutlar geçiyor…evi boşaltıyorum bu gün,eşyaları toplamak,onlara sensiz dokunmak zor geliyor…

 

Biteceğini bile,bile tekrardan sever miydim diye soruyorum kendime,bunu hiç düşünmeden tekrardan yapardım,ömürlük olmasa da,kısa sürse de seni yine severdim…sessiz düşünme saatlerimde kendime itiraflarım,hatıraları deşme anlarım,kurcaladıkça ortalığa saçılan izler…artık kurtulmalıyım,unutmalıyım seni…bir sabah katlığımda ellerimin çizgisi yeni bir yolu gösterecek,kaderim gözlerimden önce,ellerime vuracak,sana ellerimle susuyorum,eller dokunarak konuşur ya,ben senden uzaklarda,sana dokunamayarak,sana susarak gün eskitiyorum…her yağmurdan sonra çıkan gökkuşağını gördüğünde beni hatırla,ben öyle yapıyorum…

 

Bir adam vardı kendini kurumuş bir papatyaya bağlıyarak hayata tutunuyordu,çünkü papatya bir zamanlar sevdiği kadının saçlarını süslüyordu…

 

Eski eşim selin köse’ye ithafımdır..

                                                                   a.r.d

Yorum (18) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

10/10/2009 - köprüler kuruyorum adı aşk olan...

Kategori: Yazılarım



Ağlamak istediğinde ağlayamaz genelde insan,gözlerimden yaş olarak damla istedim,hüzünlerimizden yetiştirdik bizler huzuru,hüzünleri göz yaşı ile besledik…uzakları yakın etmekle başlar aşk,sen beni kendine taşı ilk olarak,aşk!seninle aramızda kaç şehir var,ben hiç saymadım,seni kendimde bulurum,sen bendesin çoğu zaman…

Hadi seviyorum de,bize kulak veren yıldız duysun aşkı,son yakışmaz bu güzelliğe ve hiçbir son kirletemez aşkı,aşk koparım enginlerden,hani bulunmaz denilen,aşılmaz denilen,başka bir şehrin rüzgarı kirletmemeli saclarını…

Sevdaların sırtını dönüp,çekip gitmeyi ima ederdi,oysa tüm yalanlarımı çocukluğumda bırakmıştım,hatırlıyorsan senin için yapmıştım isimlerimizin yazıldığı uçurtmayı,ne kadar çok yükselirse sana o kadar aşık olacaktım…

Öğrendim,düşersin,kalkarsın,devam eder hayat,odamın içi beton sütunlara taşınmış esaret dolu,bu son savaş,sana verdiğim son taviz…üşüdüm,ört üzerimi gece,karanlığı değil hüznü çarşaf gibi…

Bir şehri bölmeye yeter deniz,biz deniz etrafında kurulmuş şehirler gibiyiz,iki yakası olan,iki yüzü olan,iki hikayesi olan aşk gibiyiz,birleştirir seni,beni bir köprünün heybeti…

Saat gecenin üçü ben hala uyuyamıyorum,deniz tarafından bölünen bir şehri tamamlayamıyorum,köprüler kuruyorum adı aşk olan ve ben seninle tamamlanıyorum…

Kaldırıma düşlerimi kazıyıp,takvimlere seni ekliyorum

Sana gelemediğim,seni düşünmediğim her günü ben yok sayıyorum

Hayat mı?ecel mi?kazanç mı?kayıp mı?her günüm

Askıya alınmış sensiz ruhum

Söyle bu yol nerede biter

Bu koşturma nereye kadar

Hangi yol seni bana getirir

Kaç hayal  bir sen yapar

Aşk için kaç gerçeği feda etmeli insan

Haydi seç en sevdiğin köşeyi

Biz bu gece yıldızımıza bakarak sabahlayalım

Biliyorsun gülüşler hapsedilmez dudakların arasında

durma yarım ne kadar tebessüm varsa bana yolla…

ÖLÜME BORÇUM HİÇ OLMADI BENİM

VE NEDEN YARIM KALAYIM AŞKTA…

               

                                                   a.r.d

Yorum (46) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->